Senin Hikâyen

Sonra anne yüreğinin o en yufka kesiminde “Yaz yaz. Güzel güzel yaz. Ama sakın üzülme” derdi. Yazarken acı çekildiğini biliyordu besbelli. “Merak etme anne” derdim “üzülmem.” * Ama hep dünü. Dünü konuşmak güzel. Bugünü konuşmak yavan. Ne zaman bugünü konuşmaya kalksak evler, arabalar, yazlıklar, tatil köyleri, devre mülkler giriyor odaya. Devamı…

önce , Nomadic tarafından

Bir Dünyanın Eşiğinde

Kimi kızılı görür yalnız, kimi yeşili. Yobazlık, manevi bir daltonizmdir. Bilge, düşüncenin gökkuşağını bütün renkleriyle seven adam. Bilge, pencerelerini her ışığa açan, hakikati bölmeyen, gerçeği tezatları ile kabul eden. Anlamadığımızı inkâr etmek kolay, bunu yüzyıllardan beri yapıyoruz. * Karanlıkta yılan sandığın, aydınlıkta bir ip. Korkun da kaygın da bir vehim. Devamı…

önce , Nomadic tarafından

Kürk Mantolu Madonna

Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için, alaka ve merhamet göstermek isteriz. * İnsanları, kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve salahiyetlerini Devamı…

önce , Nomadic tarafından

Kale

“Çeşmelerden akan suları sevsinler istiyorum” diye bitiriyordu sözlerini. “Yeşil arpaların yazın açılmış çatlakları kapatan yüzeyini de. Mevsimlerin dönüşünü kutlasınlar istiyorum. Olmuş, tamamlanmış meyvalar gibi sessizlik ve ağırlıkla beslensinler istiyorum. Yaslarına uzun zaman ağlasınlar, ölülerine uzun zaman saygı göstersinler istiyorum, çünkü miras bir kuşaktan ötekine ağır ağır geçer, ballarını yolda yitirmelerini Devamı…

önce , Nomadic tarafından

Jurnal II

Yıldırım aşkı, bilinçli ya da bilinçsiz olarak içimizde geliştirmiş olduğumuz ideal sevgili modelinin birdenbire karşımıza çıkmasıdır. Acı saadetin bir nevi kefareti imiş gibi geliyor. Bir alev denizinden geçilerek varılan vuslat, gerçek vuslattır. Ve artık yanarak değil, tüterek yaşıyorum. Stendhal aşkı dörde ayırıyor : Birincisi gerçek aşk. Yani amour-passion.Abelard Ortaçağın en Devamı…