Eğer küçük ama güvenli, az yakan fakat fena gitmeyen, donanımlı ve kaliteli bir otomobil arıyorsanız i10 tercihleriniz arasında yer almış olabilir. Benim oldu ve bu model, Hyundai markasına olan önyargımı yıkan, kullanım sürecimin ardından tekrar bir Hyundai marka otomobil düşünmeme neden olan araçtı.

2015 model 1.0 D-CVVT Style paketli aracım ben aldığım zaman mevcut olan iki paketten baz donanıma sahip olanıydı. 2015 Eylül’ünde 35,500 TL fiyatla sıfır km. olarak satın aldığımız aracın baz donanımında yer alan bazı özelliklerini yazalım:

  • Esp,
  • Yokuş kalkış desteği,
  • 4 disk fren,
  • Elektrikli camlar ve aynalar,
  • Park sensörü,
  • Lastik basınç sensörü ve zincir triger

Görüyorsunuz anlatmaya gerek yok. A sınıfı mini bir otomobilin baz donanımına ESP ve yokuş kalkış desteği koyan firmaya saygıdan başka bir şey besleyemem.

Evet görülüyor ki otomobil fiyatına nazaran (sıfır bir otomobil olarak) sunduklarıyla f/p skalasında rakipsiz. Peki bu başarıyı diğer alanlarda da sergileyebiliyor mu?

Bir kere malzeme kalitesi sert plastik. Elinizi atacağınız çoğu yerde kaliteli olan bu sert plastik maalesef koltuk yükseklik ayarını sağlayan kolda en adi malzeme olarak karşınıza çıkıyor. Yerinden çıkıp kolayca ayrılabilen bu parçaya neyse ki araçta sadece burada rastlıyoruz. Onun dışında genel plastik kalitesi başarılı.

Vites geçişleri kemikli ve vites yolları net. Direksiyon elektrikli ve kuş kadar hafif. Bu otomobille şehir içi manevralar çok rahat, park yeri bulma sorunu neredeyse yok. Kapılar sınıfına nazaran gayet “tok” ve koltuklar rahat. CD ve usb/aux girişleri bulunan son derece başarılı bir müzik sistemi var. Torpidoda ışık mevcut. Aracın aydınlatma farları son derece başarılı. Öyle ki, gece uzun yolda çoğu zaman karşıdan gelen araç sizin uzun farlarınızın açık olduğunu düşünüyor.

65 beygir güce sahip bu 998 cc hacmindeki 3 silindirli motor, 1008 kg. ağırlığındaki otomobili 0’dan 100 km. hıza 14.9 saniyede çıkarıyor. Bu değer gözünüzü korkutmasın. Otomobilin ilk hızlanması hafifliğinin de etkisiyle son derece başarılı. Azami sürat 155 km. olarak belirtilmiş olsa da uzun yolda 160km. gibi hızlarda daimi olarak seyretmeniz mümkün. Bu anda herhangi bir titreme, sallanma ya da güvensizlik hissetmiyorsunuz. Bu bakımdan daha önce kullanmış olduğum 2005 model Opel Corsa’dan kesinlikle üstün.

Yokuş kalkış desteği çok başarılı çalışıyor ve 2sn. tutuyor aracınızı. ESP de kullanım sürem boyunca bir kez devreye girdi ve süratle seyrederken önüme çıkan köpeği ezmemek adına yaptığım hamlede aracı derhal şeride soktu.

Şehir içi ortalama 6.5 lt./100 km. yakıt tüketimi ile gezebiliyorsunuz ve bu değer uzun yolda 5.7 lt. civarlarına düşüyor. Honda City 1.4 manual araç şehir içinde i10’un uzun yolda ulaştığı değerleri yakalıyor fakat yine de i10 çok yakıyor diyemeyiz.

Otomobilde bagaj yok. Yani market alışverişinizi yaparsınız ve uzun yola çıkarken de bir orta boy bavul koyabilirsiniz ama fazlası değil. 252 litre yetersiz fakat yine de B sınıfındaki Suzuki Swift’ten daha fazla hacim sunuyor.

Otomobilin ön kısmı oldukça ferah. Öyle ki, pek çok C sınıfı araçla yarışabilir. Bunda hafif yüksek yapının ve başarılı mühendisliğin payı var. Aynı ferahlık arka kısım için geçerli değil. Otomobille ilgili olumsuz bir durum, kronik bir sorun mevcut değil. 2017-2018 modelleri donanım anlamında daha da zengin hale geldi ve otomobil 7″ dokunmatik ekranlı navigasyon sistemi, ön çarpışma uyarı sistemi ve sunroof gibi daha üst sınıflarda bile bulmakta zorlanabildiğimiz oyuncaklara sahip oldu.

Hyundai i10 ufacık tefecik, içi dolu turşucuk deyiminin otomobil karşılığı.

 


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir