Şirk dininin hedefi her zaman şu olmuştur: Metafizik inançlar aracılığıyla, tanrı veya tanrılara inanç aracılığıyla, ahiret hayatına inanç ve saptırılmış inanç aracılığıyla, mukaddese inanç ve saptırılmış inanç aracılığıyla, gaybî güçlere inancın saptırılması ve bütün dini inançların saptırılması sayesinde, statükoyu meşru göstermek ve ona gerekçe hazırlamak. Böylece şirk dini, din adına şunu yapmak ister: Halk, olup bitenin, toplumsal durumun zorunlu olduğuna, bunun ilahi irade gereği olduğuna inanmalıdır. Bu yazgıdır, takdirdir!

*

Tarih apaçık bir şekilde gösteriyor ki, kaderi bir cebr şeklinde anlamak, Benî Ümeyye’nin ortaya attığı bir inançtır. Onlar cebr inancını ortaya sürmekle, Müslümanları her türlü sorumluluktan, girişimden, eleştiriden alıkoydular.

*

Şu halde, 19.yy.’da söylenmiş olan şu söz doğrudur:

“Din, halk kütlelerinin afyonudur. Böylece halk, ahiret ümidi ile dünyadaki mutsuzluk ve yoksulluğuna katlanır. Toplumda olan her şeyin ilahi irade ile gerçekleştiğini; dolayısıyla da statükoyu değiştirmek ve halkın durumunu iyileştirmek için çalışmanın, Tanrı’nın iradesine karşı çıkmak demek olduğunu telkin eden inanç/din halkın afyonu demektir.”

***

Ali Şeriati

İşaret Yayınları


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir